YAYINLAMA Friday, May 24, 2013, 1:54 PM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

Daha az bakteri ve yüzde 15 artış sağlayan LAKTO sağım sistemleri başarısını bizzat çiftçinin deneyim ve gözlemleriyle tescil ettirdi.

Yıldız Alkan-Ege Manşet Gazetesi

İzmir'de kurulu firma ve işletmecilerinin dikkatini inovasyona çekmek ve öncelikleri arasına sokmak amacıyla İzmir Genç İş Adamları Derneği'nin (İGİD) düzenlediği 'İzmir İnovasyon Ödülleri 2013' yarışmasında Lakto Sağım Sistemleri ödül kazandı. Ülkemizin dışa bağımlılık oranının yüksek olduğu hayvancılık teknolojileri alanında önemli bir yeniliğe imza atan LAKTO Hayvancılık Teknolojileri,ithalatı büyük ölçüde frenlemeye ve ihracata katkı sunmaya aday bir firma haline geldi. İşletme Müdürü Gökhan Tüzün'le yaptığımız söyleşide başarı hikayesinin her adımında Türk mühendisi ve girişimcisinin fırsat verildiği takdirde neleri başarabileceğinin öyküsü ortaya çıktı. Söyleşimizi ilginç bulacağınızı umuyoruz.

-Efendim bize kendinizden ve üründen bahseder misiniz?

-İşletme müdürü olarak görev yapıyorum. Kimya mühendisiyim, 5 yıldır bu firmada çalışıyorum. Lakto Ortak Gelişim firması 2003'de kuruldu.

-Ürün nasıl ortaya çıktı?

- Küçük ve orta ölçekli işletmelerin iyi bir sağım teknolojisine ulaşma imkani bulunmamaktaydı. Ancak ithal ve daha pahalı ürünler kullandıkları takdirde, nispeten daha iyi bir sağım elde edilebiliyordu. LAKTO ile yerli ve özgün bir teknoloji geliştirdik ve çiftçimize daha sağlıklı sağım yapabimesi için sunduk. Bu fikrin heyecanı, yılların deneyim ve bilgi birikimiyle yola çıkıldı. 5 yıldan fazla bir ar-ge süreci geçirdik ve her şeyi ile tam bir ürün olmasını hedefledik. Ve sonuçta hedeflediğimiz gibi bir sonuç aldık. Ürünümüze çok güveniyoruz ve çiftçilerle yaptığımız saha denemelerinde de çok başarılı olduk.

-Ürettiğiniz ürün piyasada nasıl karşılandı?

-Saha denemelerinden sonra gördük ki ergonomik yapısı ve kullanım kolaylığı, özellikle hayvan meme sağlığında önemli fark yaratması ve dolayısıyla daha kaliteli bir süt elde edilmesi çiftçilerce kolay benimsenmesine sebep oluyor. Sütte ki kalite, sürdürülebilir süt kalitesi yani memedeki sütün soğutma tankına alınıncaya kadar kisüreçte öne çıkan bir unsurdur. Memeden çıkan sütü çalkalamadan, bakteri oranını artırmadan soğutmaya alabildiğinizde, süt kalitesi çok farklı oluyor.

-Farklılığınız nerede ortaya çıktı?

-Üretirken düşündük, dedik ki var olan bir sürü işletme var, makine var, sistemler var yapacağımız ürün, sistem, parça ne olursa olsun bunlara uyumlu olmalı. Çiftçiye elindeki makineyi kullanabilme imkanı vermek istedik. Kovalı veya borulu makinede var olan tesisatı kullanıyor ve sadece ana unsur olan basil ve pulsatörü LAKTO ile değiştirerek önemli fark yaratıyoruz. Hiçbir sistemi ve markayı ayırt etmiyor ürünümüz. Hepsine uyumlu ve uyarlanabilir şekilde kullanılabiliyor. Çiftçi ve yatırımcı bu ürünü kullandığında süt veriminin arttığını, süt kalitesinin bakteri ve somatic hücre sayısı daha az olduğuiçin yükseldiğini, daha pratik sağım gerçekleştirdiğini gördü. Kendisi yaşayarak, biz anlatarak değil birlikte denemeler yaparak hayvanını sağarak, ister kovalı ister borulu makine da bunu yaşayarak deneyimleyerek gördü. Avantajlarını demin saydığım hemen hemen yüzde 10’a varan günlük süt miktarının artışı hemen ilk 1 haftada söz konusu oldu- ki bu çok önemli bir miktar. Bunun sebebi, LAKTO’nunmemede süt bırakmaması, doğru sağım yapması. Ancak bu aşırı sağmak değil, bunu önemle belirtelim. Memeye geri dönen veya memede kalan süt olmadığı ve başlık özel tasarımı ile hijyeni çok iyi sağladığı için sütün içindeki bakteri düşük oluyor. Çiğ süt bakterisi ne kadar azsa o kadar prim yapan bir ürün. Bunu da Türkiye'de özellikle Konya, Balıkesir, Trakya yöresinde denedik, uyguladık ve satışlarını gerçekleştirdik.

-Yani "Çiftçi gözüyle düşünür" dediniz, deneyerek deneyimleyerek gösterdiniz...

-Aynen öyle. En az %8-10 süt sağımında verimlilik artışı görülüyor. Bir: kolay kullanılabilir mi, sisteme kolay monte edilebilir mi? Sütü daha az çalkalayıp yapısı bozulmadan soğutma tankına gönderebiliyor mu? Bakteri sayısı daha mı az? Hep bunları gördük ve gösterdik.

İzmir Genç İş Adamları Derneği inovasyon ödülleri vereceğini açıklayınca, katıldık ve teşvik ödülü aldık. LAKTO, bir süt hayvancılığı işletmesinde kullanılacak pek çok başka ürünü de sunuyor. Bunlarda ve süt sağımında sürekli ar-ge çalışmalarımız sürüyor.

-Küçükbaş hayvancılıkta da kullanılabiliyor mu?

-Evet, süt hasadı yapılan bütün hayvanlarda kullanılabilir.

-İhracat düşünceniz var mı peki?

-Evet. Hedeflerimizden biri ihracat. Avrupa dahil tüm dünyaya uygun bir teknolojimiz var. İlk etapta, seyahatlerimiz ve gösterilen ilgi gösteriyor ki Kafkaslar ve Asya ülkelerinden ciddi talep olacak.

-Ürettiğiniz bu teknolojik ürünün muadilleri ithal ediliyor değil mi?

-Doğru, ithal ürünler var Türkiye 'de. Nispeten daha kaliteli bir sağımı ancak bazı ithal makineler ile gerçekleştirebiliyor Türk çiftçisi.

Burada şunu altını çizmeliyiz: herhangi bir makine üretirken sadece mekanik, elektrik, elektronik kaygılarla ürün üretebilirsiniz. Bu, sağım makinesinde yeterli olmaz, çünkü burada amacımız süt sağmaktır. Bunun için çok ciddi bir hayvan, hayvancılık, süt bilgisi olması gerekir. Canlı ile yüzyüze gelmek çok özgün bir durum. Onun sağlığına zarar vermemek gerekiyor. Biz hayvancılığı biliyoruz ve hep bu kaygı ile yol aldık. Bunu üzerine makine ve elektronik bilgisini kullandık. Yerli veya yabancı, bu mantıkla üretilmemiş ürünler var piyasada. Hayvan sağlığı ve hayvan refahı için uyumluluk bir ürünün başarısından çok bahsedemeyebiliriz. Biz bunu gördük. Biz hem hayvan tarafındaydık hem kullanıcı tarafında.

-Yani hayvan yetiştiricileriyle birlikte birebir göstererek farklılığı ortaya koydunuz,,,

-Şöyle bir soru akla gelebilir, "Pazarlama stratejiniz nedir? Ne yapacaksınız bu iş için?".  Bir kere LAKTO ar-ge ekibi çiftçi ile birebir görüştü. LAKTO sağım makinelerinin avantajlarının neler olduğunu o insanlara yaşatmamız gerekiyordu. Biz kendimiz saha denemelerinin başında durduk 2 gün, 3 gün, 5 gün. Yani bir tesadüf değil süreklilik hedefledik. Bu denemeler çok yapıldı. Ayrıca bizim kendi çiftliğimiz de var, orada da sürekli denemeler yapıyoruz. Şimdiki 2. stratejimiz de “dene, gör, hedeflenenler gerçekleşmezse ürünü iade edebilirsin” söylemi. Bazı şeyleri anlatmak yerine, göstererek, deneyimleyerek ortaya koyabiliyoruz. Çiftçi daha sonra ben bunu beğendim nedir bunun fiyatı demeye başlıyor.

-Alışkanlıkları değiştirmek zor olmayacak mı?

-Zaten onu tavsiye etmeye çalışacağız. Çiftçimize diyeceğiz ki bizi niye tercih edesiniz? Benim alıştığım bir sistem var. İşte ben bundan memnunum. Peki, bakteri sayın nedir? Süt verimin, hayvan sağlığın nedir? Ne kadar meme hastalığı (mastitis) yaşıyor, ne kadar ilaç parası veriyorsun? Sonuçta bu işi yaparkan daha çok kazanmak istiyorsa çiftçi, gelişimi hedeflemek zorunda.

-Ülkemizin süt ihraç edememesi özellikle dondurma üreticilerinin ihracatta yaşadıkları en büyük sıkıntı yüksek oranda bakteri problemiydi. Sisteminiz buna bir çözüm getiriyor diyebilir miyiz?

- İhracattan önce kendi ülkemizim süt açığını kapatmamız gerekiyor ve özellikle de kaliteli sütü sağlamalıyız. 2000 yılında yayınlanmış bir çiğ süt ve ısıl işlem görmüş içme sütleri tebliği var. Buna göre satın alınan çiğ sütte toplam bakteri sayısı bir ml 'de 100bin adetten düşük olmalı. Somatik hücre sayısı da 500bin adetten az olmalı. Türkiye de bugüne dek uygulanmadı, ancak en geç 2015’te yürürlüğe girmesi bekleniyor. Tarihten itibaren 15 yıl gibi bir süre geçiyor ve çiğ sütteki bakteri ve somatik hücre sayısı konusunda gelişme için ciddi şekilde çalışma görülmüyor. Biz buradan hareket ediyoruz. Ayrıca çiftçinin daha iyi fiyat elde etmesi için de bakteri oranını düşürmesi lazım. Meme yangısını bu özel tasarım meme lastiği ve sağım sistemi ile büyük ölçüde ortadan kaldırıyoruz. Bunları test ettik gördük. Çiftçi LAKTO yatırımını, 1 ila 4 ay arasında amorti edebiliyor.

-Servis hizmetleri de önemli tabiki,

-Şimdi satış sonrası servis hizmet satış öncesi başlıyor zaten satış sonrası diye bir şey yok. Ürünün kullanımını anlatmak, her şeyi doğru başlatmak gerekli. Bu iş “bilgi” temelli olmalıdır. Çiftçinin çok çeşitli sorunlarına çözüm de getirebiliyor olmak gerek. Bizim bünyemizde Türkiye’nin en deneyimli, yetkin ekipleri bulunuyor. Ayrıca bayilerimize ciddi bir eğitim desteğimiz var.

-Hijyen konusunda durum nedir?

- Borulu sağım sistemlerinde otomatik yıkama sistemi mutlak surette öneriyoruz. Burada da kendi tasarımımız yıkama sistemlerini kullanıyoruz. Doğru temizlik kimyasallarını kullanmak gerek. Burada da en iyi ürünleri öneriyor ve sağlıyoruz. Kovalı makinelerde de uygun yıkamayı öğretiyoruz. Ancka LAKTO ürünlerinin kolay temizlenebilir yapısı burada çok önemli. Boğumlar, bağlantılar, geçme borular LAKTO’da ortadan kaldırılmıştır. Bunlar elbette hem teknoloji olarak farklı, hem işlevsel olarak fark getiriyor.

-Sizi bu başarınızdan dolayı kutluyor ve başarınızın devamını diliyoruz.

Biz de ürünümüze gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyoruz. 

Yorumlar (0)

yorum yok